TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAKİ ÖĞRENCİLERE DEFNE SABUNU HEDİYESİ!

TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAKİ ÖĞRENCİLERE DEFNE SABUNU HEDİYESİ!

ERDOĞAN:OYUNCULARIMIZ SAHADA ADAM GİBİ MÜCADELE ETTİ!

ERDOĞAN:OYUNCULARIMIZ SAHADA ADAM GİBİ MÜCADELE ETTİ!

ÖZEL:HBB BAŞKANI LÜTFÜ SAVAŞ’IN YALANLARINA CEVAP VERMEKTE ZORLANIYORUZ!

ÖZEL:HBB BAŞKANI LÜTFÜ SAVAŞ’IN YALANLARINA CEVAP VERMEKTE ZORLANIYORUZ!

VALİ DOĞAN BU KEZ DEFNE’DE DENETİM YAPTI!

VALİ DOĞAN BU KEZ DEFNE’DE DENETİM YAPTI!

SAMANDAĞ KADIN GİRİŞİMİ KOOPERATİFİNE HİBE DESTEĞİ!

SAMANDAĞ KADIN GİRİŞİMİ KOOPERATİFİNE HİBE DESTEĞİ!

Çocukların Tecavüzcüsü ile Evlenmelerinin Önü Açılacak!
  • Ana Sayfa » HATAY,KADIN
  • 20 Ekim 2017 - 02:57:07
Çocukların Tecavüzcüsü ile Evlenmelerinin Önü Açılacak!

Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Başkan ve Üyeleri,Müftülere Nikah Kıyma Yetkisinin Verilmesiyle ilgili basın açıklamasında bulundu. Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Adına Avukat Meral Asfuroğlu,basın açıklamasını okudu. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: ‘‘Kadına şiddet yıllardır ülkemizin kanayan yarası olarak,artarak devam ediyor. Önceki yıllarda zaten ağır biçimde var olan şiddet,2017 yılında korkutucu boyutlara ulaştı. Öyle ki,ülkemizde […]

Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Başkan ve Üyeleri,Müftülere Nikah Kıyma Yetkisinin Verilmesiyle ilgili basın açıklamasında bulundu.

Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Adına Avukat Meral Asfuroğlu,basın açıklamasını okudu.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

‘Kadına şiddet yıllardır ülkemizin kanayan yarası olarak,artarak devam ediyor.

Önceki yıllarda zaten ağır biçimde var olan şiddet,2017 yılında korkutucu boyutlara ulaştı.

Öyle ki,ülkemizde kadınların geleceğini ciddi şekilde tehdit eder duruma geldi.2017 yılında her ay ortalama 30-40 kadın öldürüldü.Her ay ortalama 20-30 çocuk istismara maruz kaldı.Her ay ortalama 20-30 kadın cinsel şiddete uğradı.Yılın sadece ilk 5 ayında 173 kadın öldürüldü.

Kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin nadiren yaşandığı şehrimiz Hatay’da da ne yazık ki,kadın cinayetleri sık rastlanan bir olgu oldu.Kadınların yaşam biçimlerine sayısız saldırı oldu.Kadınlar giyimleri bahane edilerek,dövüldüler,tekmelendiler.Duyduğumuz son kadın cinayeti haberi yüreğimizi dağladı. ‘Gizli bir platonik sapığım var. Sokağa çıkmaya korkuyorum’ diye yazan lise öğrencisi Helin Palandöken (17) Mustafa Yetgin (21) tarafından pompalı tüfekle öldürüldü.

Kadın cinayetlerindeki artışın en bariz sebeplerinin başında,toplumda kadın düşmanlığının yaygınlaşması,kadını önemsizleştirme,ikincilleştirme politikaları ve kadının sosyal ve çalışma hayatından koparılarak eve kapatılması yolunda söylemler ve politikalar gelmektedir.

Tam da bu korkunç sayıda kadına yönelik şiddet vakalarının önlenmesi için yetkili mercilerden acil önlem almalarını beklerken,müftülere ve imamlara nikah kıyma yetkisi veren yasa tasarısının Meclis İçişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandığını öğrendik.

Tasarının yasalaşması halinde,kadınlar Medeni Kanunla 91 yıl önce kazandıkları medeni haklarını kaybetmek tehlikesi ile karşı karşıya kalacak.Yani kadın hakları 91 yıl geriye gidecek.Böyle bir kanun değişikliğine ihtiyaç olmadığı, 81 ilde, 919 ilçede evlendirme dairelerinin,18 binden fazla köy muhtarlarının resmi nikah kıyma yetkisi varken,imamlara da nikah yetkisi verilmesinin bir ihtiyaçtan kaynaklanmadığı açıktır.

Nikah yetkisinin din adamlarına verilmesi gerçekleşirse en büyük tehlike çocukları vuracaktır.

Türkiye’de çocuk yaşta evlilik yeterince yaygınken; bunun önüne geçmek yerine çocukların tecavüzcüsü ile evlenmelerinin önü açılacak, çocuk yaşta evlilik sayısı artacaktır.Öte yandan tasarıda sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılması maddesine de yer veriliyor. Tasarı yasalaşırsa çocuk yaşta yapılan doğumlar sözlü beyanla birlikte denetimden uzaklaştırılacak.Bu da cinsel istismarcıların ortaya çıkarılmasını zorlaştıracak,denetim zayıflayacaktır.

Bu tasarı,Anayasanın 174. maddesiyle koruma altınan alınan ‘evlenmenin yalnızca evlendirme memuru önünde resmi şekilde yapılabileceği’ne ilişkin maddesine de aykırıdır. Medeni Kanun ile birlikte kadının boşanma hakkı, mal paylaşımı, nafaka hakkı gibi haklar güvence altına alınmıştı.Tasarı yasalaşırsa,bu haklar kağıt üzerinde kalacak,Medeni Kanunun bu yöndeki maddelerinin içi boşalmış olacaktır.

Türkiye’de zaten yeterince yaygın olan, büyük bir toplumsal sorun ve hak ihlali oluşturan küçük yaşta çocukların “evlilik”, “imam nikahlı eş” konumları altında sürekli bir cinsel taciz ve sömürü altında yaşamak zorunda bırakılmalarının önüne geçilmesi için ne yapmamız gerektiğini konuşmak yerine,kadınları daha kötü konumlara itecek bir yasa çalışmasına itiraz ediyoruz.

Bugün ülkemiz kadınların yüzde 28.2’sinin 18 yaşından önce evlendirildiği, yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranının yüzde 35.5 seviyesine ulaştığı bir ülke. Bu vahim tablo karşısında kamu yönetiminin temel görevi, Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara uygun olarak toplumdaki bu arızalı durumu engellemektir.

Mevcut Medeni Kanun’a göre, Belediyelerin evlenmek isteyenlerden evlenme sağlık raporu istediği ve bu sayede evlilik öncesinde tarafların evlilik kurumunu oluşturmaya engel herhangi bir rahatsızlıklarının olup olmadığını kontrol ettiği bilinen bir gerçektir.Sağlık raporları özellikle Türkiye’de sık rastlanan akraba evliliklerinden kaynaklı engelli bireylerin sayıca artmasını önlemek açısından büyük faydalar sağlıyor ve bulaşıcı ve doğumun ardından çocuğa geçecek olan diğer rahatsızlıkların tespitinde de büyük rol oynuyor.Tasarı yasalaştığı takdirde,bu kontrolün ortadan kalkması,böylelikle toplum sağlığının tehlikeye gireceği, cahil bir imamın nikah kıyarken,evlenecek kişinin yaş küçüklüğü,ya da sağlık raporu konularında hassasiyet göstermeyeceği yolunda kaygılarımız korkularımız var.Kaygılarımız gerçekleşirse,kadınlar karanlık bir geleceğe savrulacaktır.

Kadınlar işkence görüyor, çocuklarının gözleri önünde veya çocuklarıyla beraber öldürülüyorlar.Ülkemizde yapılması gereken bu vahim durumun önüne geçilmesi için gerekli önlemleri almaktır.

Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak bizler,Medeni Kanunla belirlenen haklarımıza sahip çıkıyoruz.

Anayasaya aykırı olarak müftülere ve imamlara nikah kıyma yetkisi vererek kadınları 91 yıl geriye götürecek yasa tasarısının meclisten derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.”Dedi.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz