CHP’Lİ TOKDEMİR:İVEDİKLİKLE ÜRETİCİLERİMİZİN SIRTINDAKİ AĞIR BORÇ YÜKÜNÜ ORTADAN KALDIRMAK ZORUNDAYIZ!

CHP’Lİ TOKDEMİR:İVEDİKLİKLE ÜRETİCİLERİMİZİN SIRTINDAKİ AĞIR BORÇ YÜKÜNÜ ORTADAN KALDIRMAK ZORUNDAYIZ!

EXPO İÇİN BORÇLANMA YETKİSİ OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ!

EXPO İÇİN BORÇLANMA YETKİSİ OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ!

BELEDİYEMİZLE İLGİLİ TÜM HİZMETLERİ DİJİTAL ORTAMDA GERÇEKLEŞTİREBİLİRSİNİZ!

BELEDİYEMİZLE İLGİLİ TÜM HİZMETLERİ DİJİTAL ORTAMDA GERÇEKLEŞTİREBİLİRSİNİZ!

ATAKAŞ HATAYSPOR ERKEN HAVLU ATTI!

ATAKAŞ HATAYSPOR ERKEN HAVLU ATTI!

HİKMET ÇİNÇİN:Afrin Zeytinyağının Türkiye’ye Getirilmemesi İçin Oda Olarak…

HİKMET ÇİNÇİN:Afrin Zeytinyağının Türkiye’ye Getirilmemesi İçin Oda Olarak…

Bakın bu konuda EN İYİYİZ ! Ama yine de MUTLU değiliz !
  • TamerYAZAR
    • Tamer YAZAR
    • tamer@sonsuzhaber.net
    • 22 Kasım 2017 - 02:07:35

İzlediyseniz eğer, bilirsiniz…

“Mutlu olmak, her şeyin yolunda olması demek değildir ! Mutlu olmak, görmezden gelme konusunda ustalaşmak demektir…” der, Beautiful Mind / Akıl Oyunları’nda…

Aslına bakarsanız, bu TESPİT doğruysa, HEPİMİZİN, ama istisnasız hepimizin MUTLU olması gerekmez miydi, ki görmezden gelme konusunda bu kadar iyiyken hele ki ? Niye mi ? Düşünsenize… Görmeyen, duymayan ve bilmeyen kalabalıkların coğrafyasında görmemiz isteneni görüp duymamız isteneni duyarken, sadece ama sadece bilmemiz istenenleri BİLİYOR, diğerlerinin yanından ise usulca ve sessizce geçip gidiyoruz !

Yok, mutluyuz…
Hem de çok mutluyuz…
Ki tüm şartları yerine getirmişiz !
Hele ki bu kadar körken ve bu kadar sağırken !

Peki, öyle miyiz ?

Mutlu muyuz ?
Mutlu musunuz ?

Haklısınız !

Değiliz !
Buna rağmen hem de !

Oysa ki hayat denen şey bu değil…
Hayat denen şey, Can Yücel’in dediği gibi…

*.*

Iskalamak istemiyorsan hayatı,
haydi şimdi kalk bakalım,
silkin şöyle bir,
At üzerinden hayatın yorgunluğunu…
Vakit zannettiğinden daha az…
Haydi kalk bakalım,
şimdi yaşamak zamanı…

*.*

Evet…

Eldeki fazlasını hak ediyor…
Yaşadığımız hayat fazlasını hak ediyor…
Daha fazla cesareti ve o cesaretle ayağa kalkışı…
İki-üç paragrafla geçiştirilemeyecek kadar zorluyken hele ki…

O zaman en başta BİZ susalım ! En başta bu köşe SUSSUN ! Ortaya koyduğu onca soruya cevap dahi alamazken, adımlarını geriye kaçırsın ! MADEM BÖYLE desin ve NOKTA koysun konuşmalarına… Konuşmalarının yerine sessizliğini koysun ! Beklendiği gibi olsun hatta ! Görmesin ! Duymasın ! Bilmesin ! 3 MAYMUN’un kapalı gişesinde en ön sırada otursun ve SESSİZLİĞİMİZİN gösterisini delicesine alkışlasın ! Bizi BİZ yapan her şeyi dışarıda bırakıp, bizi BİR BAŞKASI yapanların gösterisinde ruhunu teslim etsin !

Hani hemen her gün yaptığımız gibi !

Sussun !

Bilsin, ama SUSSUN !
Görsün, ama KONUŞMASIN !
Yanı başından geçsin ve GİTSİN !
Duranları da İKNA etsin, SUSTURSUN !

Buraya kadar nasıldı sahi ? Anlattığımız HAYATLARIMIZ nasıldı ? Yaşadığımız, ama İNKAR ettiğimiz hayatlarımız nasıldı ? VAR, ama aslında YOK hükmündeki bizler NASILDI ? Sahi bu mu istediğimiz ? Karar verdik mi ? İçine sokuşturulduğumuz kalıplarımızın darlığında yeni hallerimize alışabildik mi ? İdare eder mi ?

Bir yazıda şöyle der…

“Bazen -hem de en beklenmedik bir anda- tam bir duygunun ortasındayken, hayata karşı korkunç bir yorgunluk çöker üstüme… Üstelik o kadar büyük bir yorgunluktur ki, üstesinden nasıl geleceğimi bilemem…”

Eldeki memleketin buraya kadar anlatmaya çalıştığım YAŞAM halleri bana tam da bunu hissettiriyor, biliyor musunuz ? Beni yoruyor, artık dokunabileceğimiz kadar derin bir KORKAKLIK yaşayan insan halleri hele ki ! Ama en çok da KEŞKE biriktiren çaresizlikleri !

Keyfini çıkarın !

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz