HATAY’A YENİ EMNİYET MÜDÜRÜ ATANDI!

HATAY’A YENİ EMNİYET MÜDÜRÜ ATANDI!

BAŞKAN GÜZEL KONUYA AÇIKLIK GETIRDİ!

BAŞKAN GÜZEL KONUYA AÇIKLIK GETIRDİ!

EMNİYET MÜDÜRÜ KARABÖRK FEZİ KAZA DA EŞİNİ…

EMNİYET MÜDÜRÜ KARABÖRK FEZİ KAZA DA EŞİNİ…

Öğrencilerimizin Yarış Atı Gibi Koşturulmadığı Bir Eğitim Sistemi…

Öğrencilerimizin Yarış Atı Gibi Koşturulmadığı Bir Eğitim Sistemi…

VALİ DOĞAN’LA, TGC HATAY ÖNCÜLÜĞÜNDE BASINLA DİKKAT ÇEKEN İSTİŞARE!

VALİ DOĞAN’LA, TGC HATAY ÖNCÜLÜĞÜNDE BASINLA DİKKAT ÇEKEN İSTİŞARE!

Onu Özlemle ve Saygıyla Anıyoruz…
  • Ana Sayfa » GÜNDEM
  • 9 Kasım 2018 - 01:44:24
Onu Özlemle ve Saygıyla Anıyoruz…

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Hatay şubesi, 10 Kasım Atatürk’ü anma günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. ADD şube başkanı Kezban Kuran, anma mesajında şunları kaydetti: “Yine bir 10 Kasım’da Atamızı saygıyla ve artan büyük bir özlemle anıyoruz. Türk tarihi içindeki yeri ve Atatürkçülüğün Türk ulusunun düşünce ve davranışları üzerindeki etkisi her geçen gün daha belirgin olarak […]

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Hatay şubesi, 10 Kasım Atatürk’ü anma günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

ADD şube başkanı Kezban Kuran, anma mesajında şunları kaydetti:

add-300x229“Yine bir 10 Kasım’da Atamızı saygıyla ve artan büyük bir özlemle anıyoruz. Türk tarihi içindeki yeri ve Atatürkçülüğün Türk ulusunun düşünce ve davranışları üzerindeki etkisi her geçen gün daha belirgin olarak hissedilmekte ve onun Dünya politik akışı üzerindeki değerini ve önemini daha da belirginleştirmektedir. Onun içindir ki, bugün beklentilerimiz; ilkeleri, devrimleri ve kazandırdığı değerlerle bir bütün oluşturan Atatürkçülüktedir.

Atatürkçülük ya da Kemalizm, yirminci yüzyılda insanlığın geleceğine dönük gerçek bir ilericilik fikir akımıdır.

Kemalizm, emperyalizme başkaldırıştır. Atatürk, emperyalizme ve onun hortlamasına veya yeni şekiller altında devam etmesine engel olmanın tek yolu olarak tam bağımsızlığı görmüştür. Tam bağımsızlık, sadece bir milli bayrak ve milli marştan ibaret değil, aynı zamanda ulusların kendi kaderlerine kendilerinin hakim olmasıdır. Bunun yolu da, ulusların iç işlerine başka devletlerin karışmasını önlemek ve bu konuda onurlu bir duruş sergilemektir.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı ile ulusun bağımsızlığını sağladıktan sonra sıra tam bağımsızlığa gelmiştir. 

Çünkü yabancı ulusların iç işlerimize karışmaları için olanaklar ve fırsatlar vardı. Bu olanaklar, devletin son yüzyıl içerisinde hesapsız, kitapsız borçlanması sonucunda yabancı devletlerin alacaklarını alabilmeleri için devletimizin gelir kaynaklarını denetim altına almalarından ileri geliyordu. Öyle ki, devletimiz, yapacağı her işte alacaklı devletlerin iznine ve denetimine bağlı kalıyordu. Bu, fiilen bağımsızlığın yokluğu demekti. Mustafa Kemal, ‘kapitülasyon’ denen bu zinciri kırmak için ikinci bir kurtuluş savaşı yapmak zorunda kalmıştı. Bu savaşı da Lozan da kazandı.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu durum göz önüne alınırsa, Atatürk’ün o günkü koşullarda yaptığı sanırım tam anlamıyla bir kurtuluş savaşıydı.

Atatürkçülük, Türk ulusunun gereksinimlerinden ve gerçeklerinden çıkmış ulusal bir ideolojidir.

İlerlemeye ve yenileşmeye açıktır. Bu ideolojidir ki, vatanı parçalanmaktan kurtarmış ve yıkıntılar üzerinde onurlu bir ulusun kurulmasını sağlamıştır. Kemalist ideolojiden her sapışta ulusumuzun başına gelenler bize ibret olmalıdır.

Atatürkçülük, temel nitelikleri değiştirilmeden yorumlanabilir, zira katı bir ideoloji değildir. Ama ondan vazgeçmek, karanlığa gömülmek anlamına gelir.

Bazı çevreler tarafından, Kemalizm’in, sadece geçmişte yaşanmış parlak bir olay olarak anılması yanlıştır ve bir o kadar da ürkütücüdür. Oysa önemli olan, Türk toplumunu her alanda çağdaşlaştırmanın reçetesini sunan Kemalizm’in günlük yaşama uygulanmasıdır. Çünkü Atatürkçülük, dinamik bir düşüncedir. Her çağda aklın, bilginin ve şartların gerektirdiği yenileşmeyi kendi içerisinde taşımaktadır.

Atatürk’ün kazandırdığı değerler, ulusal egemenliğimiz, tam bağımsızlık anlayışımız, laik zihniyet yapımızın korunması ve geliştirilmesi ile her çağda, çağdaş olabilme amacı ulusal olarak varlığımızın, kişisel olarak da yaşamamızın vazgeçilmezleridir. Atatürk gibi ölmez bir adın ancak Atatürkçülüğe bayrak edilmesi konusunda titizlik göstermek her Atatürkçünün görevi olmalıdır.

Atatürk’ü anmak, sadece 10 Kasımlarda görkemli törenler yapmak, övgü dolu uzun nutuklarda sıkışıp kalmak değildir. Onu anlamak ve yaptıklarını koruyarak geliştirmek yeterlidir. Onu özlemle ve saygıyla anıyoruz.”Dedi.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz